Ana Sayfa

  • Sen Bildiğim Gibi Kalmadın Ama, Ben Halen Unuttuğun Gibiyim…

  • SON VEDA

    SON VEDA

    İlk defa biri için bu kadar çabaladım, çölüne yağmur derdine derman oldum. Baştan beri belli olan her şeyin sonunu değiştirmeyi çok isterdim. Bütün yaralarıma rağmen senin yaralarını kapatmaya çalıştım, herkesin en ufak ters davranışından soğuyan biriyken senin her hatanı yok saydım…

    Ben senin yarana bakıp nasıl acıdığını anlarken sen neye kırıldığımı bile bilmezsin. Ben seni kaybetmemek için çok savaştım, yaptığın her şeyi alttan aldım ama sen affedilmek istemedin hiç özür dilemedin.

    Hiç merak etmedin, sen hep kıyıda köşede ihmal ettiğin bir kalbin seni ne yaparsan yap sevdiğinden emindin.

    Ben senden yanımda olmanı istedim, sen sana  muhtaç sandın, muhtaç değildim.

    Düştüm, elimden tutmadığın halde senin için kalktım. Vazgeçemem sanıyordum ama bitti, ben seni kalbimden ve aklımdan uğurlayacağım. Aslanlar gibi sahip çıktığım sevdama sen yanlış yaptın bundan sonra tüm doğrular yerinde kalsın…

    DÜNYA YALAN AMA SENDE BİR HAİNSİN UNUTMA…

  • AŞKIN KIRIK DÖKÜK YOLLARI

    AŞKIN KIRIK DÖKÜK YOLLARI

    Ne zaman birini sevdim, kaybettim,
    Kalbimde kırık dökük duvarlar kaldı.
    Aşk diye sarıldım, hep boşluğa,
    Ve sonunda yalnız, hep yalnız kaldım.

    Gözlerimde bir umut vardı,
    Ama yıllar geçtikçe, o da soldu.
    Her sevda, bir yara, her gülüş bir masal,
    Gerçekler, hep en acı olanı söyledi bana.

    Beni hiç anlamadılar,
    Ya da belki de ben hiç anlamadım.
    Herkes geçip gitti, ben hep kaldım,
    Bir kalp daha kırıldı, bir sevda daha silindi.

    Ve şimdi, aşka inancım kırık,
    Bir zamanlar hayalini kurduğum dünya,
    Sonsuza kadar kaybolmuş gibi,
    Beni bekleyen bir sevda yok, bir umut da kalmadı.

    Artık sözlerim anlamsız, 
    Bir zamanlar güzellik sandığım her şey, 
    Şimdi bana sadece birer hayal gibi, 
    Beni terk eden her sevda, bir yara, bir iz bıraktı.

    Ama belki de bu da bir dersti, 
    Sevmenin acısını bilmeden gerçek aşkı anlamak. 
    Belki de hayat, bana yalnızca beklemeyi değil, 
    Kendimi bulmayı, yeniden sevmeyi öğretmekti.

    Ve belki bir gün, bir başka yolda, 
    Yaralarım iyileşmiş, kalbim hazır olacak. 
    Ama o zaman, aşkı bulduğumda, 
    Artık ona teslim olmayacak, kendimi kaybetmeyeceğim.

    Zamanla öğrendim, her yara bir ders, 
    Her kayıp, bir başlangıçtır aslında. 
    Aşkı aramıyorum, artık peşinden gitmiyorum, 
    Çünkü önce ben, önce kendi yolum var. 

    Belki de yıllar sonra, doğruyu bulurum, 
    Ama artık kaybolacak değil, bulacak biri olacağım. 
    Ve bir gün, birileri gelir, 
    Ama ben onları kaybetmekten korkmayacağım. 

    Çünkü artık, beni ben yapan her şey, 
    Gözlerimdeki acıyı, kalbimdeki gücü öğretmişti. 
    Ve sonunda şunu biliyorum: 
    Aşk, önce kendini sevmekle başlar, gerisi zaten gelir…

  • Başlıksız yazı 128

    Hani vardır ya pervane misali aşkın yalancı yüzüne kapılan, hani vardır ya sözlerde değilde şarkı, müziklerde bulan kendini inandırmıştır, kendini aşkın karanlık yüzüne inandırmıştır kendini olmayacak, gerçekleşmeyecek hayallere, yarını olmayan günlere kanmıştır, kaptırmıştır kendini tozpembe hayallere atamamıştır yüreğinden, düşüncelerinden o kişiyi bin hata yapsada, bin kötülük yapsada, görünmeyen buz dağı olmuştur kişinin o kalbinde. yanardağ misali yanmıştır yalancı gözlerine, herkese söz geçirsede söz geçirememiştir yanan yüreğine o yapmaz, o kırmaz, o dökmez, o başkasının gözlerine bakmaz demiştir, öyle avutmuştur kendini yanan hikayesinde git gide dibe batmıştır oysaki her seviyorum deyişinde, kandırmıştır kalbini kişinin sahte sözlerine, kandırmıştır kendini onla asla gerçekleşmeyecek hayallere her şeyde, onun ismini görüp, onun hayaliyle yaşamıştır. Saçının tek teline toz konduramadığından kaybetmiştir oysaki, yanan mum misali gibi öylece eriyip gitmiştir. Kimseye belli etmeden…

  • Başlıksız yazı 115

    Sen ne gelebildin bana tüm benliğinle ne de gidebildin benden olabildiğince uzak noktalara. Sen en beceriksiz insandın aşkta tanıdığım. Ne sevebildin kalbimin her atışında ne de çıkabildin kalbimden bütünüyle…

    Ben öyle bir yaşayamadım ki seni tüm bedenimde öyle bir yoktun ki aslında bir adım uzağımdayken bile. Mutsuzluğu sonuna kadar yaşatmış biriydin üstelik sen bana. Bu kadar zarar ziyandan sonra sormadan edemiyorum kendime.

    İnsan acıyı sever mi ?

    Mutlu edecek o kadar insan varken inatla üzen birini istermi hayatında…

  • Başlıksız yazı 114

    Bu gidiş eskilere hiç benzemiyor. Giderken “başın sıkışırsa bak ben burdayım” diyen olmadı bu sefer.

    Dönüşü olmayan gidişler hep korkutmuştur beni. Koyulan setler yıkılmak içindir sanıyordum. Kimin ne dediği önemli değildi ama senin kimse grubuna girmediğini unutmuşum. Setleri koyan sen olunca bir adım öteye geçmek mümkün değilmiş.

    Ne bir adım öteye ne de bir adım geriye gidebiliyorum . Anlayacağın ne senden kaçmak mümkün oluyor ne de sana gelmek…

  • Başlıksız yazı 110

    Gecenin kaçı oldu ya da saatin kaçı gösterdiğinin önemi yok aslında. Sonuç olarak senin bıraktığın zaman diliminde yaşıyorum.

    Ders çıkarmak ve tekrar aynı hataya düşmek gibi bir durum söz konusu bile değil malesef bende. Gelse ve beni yanı başına alıp “burda kalmıştık sanırım şimdi ne yapıyoruz” dese sesim çıkmaz sanırım

    Zaaf mı diyelim yoksa savunmasız sevgi mi ya da kısaca bağımlılık mı… Hangisi daha çok yakışır bilmiyorum ama ne denirse densin sonuç aynı

  • Başlıksız yazı 99

    Sen beni umursamaz biriyim diye biliyorsun vurdumduymaz hissiz yada düşüncesiz… Uzaktan öyleyim değil mi ? Ne de güzel saklıyorum kalbimi yakan o közlü ateşi hem tarif edemem ki çok acı verdiğini bile dile getiremiyorum, utanıyorum çekiniyorum geçmişle ilgili hiçbir konuşma yapmak istemiyorum çünkü içim hala çok acıyor hatta zaman geçtikce daha çok acıyor. Fakat bir şekilde dışarıya karşı hiçbir şey yokmuş gibi davranabiliyorum bunu en iyi sen bilirsin. Ağladım ve hala ağlıyorum ve ağlamanın çare olmadığını da biliyorum tutamıyorum kendimi napayım… gerçi sen duymuyorsun beni hiç bilmiceksin ağladığımı, üzüldüğümü içim yanarken sana nasıl sustuğumu. Ben o bir yere varılmayan yolda kayboldum ne geriye dönebiliyorum düzeltmek için ne de ileriye gidebiliyorum sana gelmek için anlayacağın ne yaparsam yapayım olduğum yerde sayıyorum. Ne sen bana gelebiliyorsun ne de ben sana…

  • SAUDADE

    SAUDADE

    Yıne bir nisan ayının sonlarındayız, doğum günüme hafta hatta günler kaldı. Şimdiden nice yaşları birlikte geçirmemiz dileğiyle doğum günün kutlu olsun seni seviyorum canımın içi. Bunları sana söylesem nolur diye düşünüyorum. Artık hayatımdan siktir git  istemiyorum seni dersen yine üzülürüm diye korkuyorum. Bir yandan da iç sesim o kadar kötü birisi değil eskisi gibi olamasakta en azından yine de bir şansımız var diyor. Kararsızım çok kararsızım yavaş yavaş ölüyorum. Öldürdün beni ve ben hala senin için ağlıyorum. Kurtar beni bu bataklıktan gel eskisi gibi olalım tekrar deneyelim de bir kere de ağlatmak yerine güldür beni… neyse ben yine şansımı deneyip doğum gününde sana yazardım da sana açılan bütün kapıları yüzüme kapattın. Beklemekten başka elimden gelen bir şey kalmayınca   o çaresizlikle yanıp kavruldum…

  • Başlıksız yazı 95

    Yalnızca kalbim kırılsaydı zamanla geçer unuturdum, her şey yoluna girerdi  bir şekilde. Lakin benim güvenim de kırıldı.
    Böyle olunca olmuyor işte hiç çıkmıyor aklımdan, geçmiyor… Hep yarım kalacak gibi hissediyor insan kendini, bir daha acıyacak ve hiç geçmiyecek gibi hissediyor…

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın